Bundan 3-4 yıl öncesi Fransa’yı hatırlarsınız.
Hani, sokaklarda bol bol arabalar yakılıyordu, gençler sabahlara kadar polislerle çatışıyordu.
Özellikle Afrika kökenli gençler bu eylemlerde başrolü oynuyordu.
Sonra bir anda Fransa’da bir şeyler oldu, hükümet geri adım attı, gençler sokaklardan çekildi.
Yani ‘’yorgan gitti kavga bitti’’ meselesi.
Bizim kamuoyumuz bu konuyu bizle birebir alakalı olmadığı için çok takip etmedi.
Çünkü başımızdaki musibetlerin bini bir para…
Hatırlatmak adına inceden bir giriş yaparsak konu, ülkemizin bu günkü referandum gündemi ile tıpa tıp aynı idi.
Yani;
Fransa’da Sosyal güvenlik reformu adı altında bir çalışma yapılmıştı.
Toplam 7 maddelik düzenleme yapılacak bu tasarıda 3 madde gençlerin halihazırda 18 yaşında başlayan, iş ve istihdam mecburiyeti ile sosyal güvenlik güvencelerini bu paket içinde kademeli olarak 26 yaşa çekiyordu. 1 madde yabancı orijinli gençlerin kriminal suçlara karışması halinde sınır dışı edilmesini öngörürken, kalan 3 madde de özellikle yaşlıların sosyal güvenlik haklarına bazı olumlu katkılar getiren maddelerdi.
Eylem süreci incelendiğinde eylemi yaşlı gruptaki insanların desteklemediği açıkça görülecektir.
Fransa hükümeti bir nevi toplumu iki kutuba bölüp, aslında yapmak istediği ve gençlerin istihdam ve sosyal güvenlik mecburiyetlerinin sulandırılması konusuna, zaten az bir ömürleri kalan ve devletin başına belirli, ancak gençlere göre daha az süre bela(!) olabilecek yaşlılara belli ilave haklar vererek destek alıp, kanunu çıkarmaya çalıştı. Meclister başarılı olamayan Fransa konuyu referanduma sürmeye çalıştığında olaylar patladı.
Gençler sokaklara döküldü.
Haklarını gasp ettirmeyeceklerini ifade ederek uzun uzun direndiler.
Sonunda Avrupa Konseyi bu konuyu gündemine alıp toplandı.
Fransa’ya referandum konusunda ciddi bir ihtar verdi.
Avrupa Konseyi’nin Fransa’ya ihtarının özünde Venedik Kriterlerinin o meşhur 7. Maddesinin yorumu vardı.
Yani ‘’Referanduma sunulan konuların tek tek vatandaşın anlayabileceği sadelikte yazılması ve ayrı ayrı halkoyuna sunulması’’ ilkesi…
Peki; aynı Avrupa konseyi bizdeki 26 maddelik ‘’Aşure Çorbası’’ için ne buyurdu?
Sonuna kadar destek…
Hadi hep beraber Avrupa Konseyine ve AB’ci dostlara soralım;
Fransa’nın başımı kel?
Neden Sarkozi Hükümetine engel oldunuz?
Belki de Sarkozi’nin boyu 1.85 olmadığı için karşı çıktılar.
Ne dersiniz?