|
Geçtiğimiz hafta TBMM’de yaşanan gerginlikte AKP zihniyeti tam bir çarpıtma ile tartışmayla hiç alakası olmadığı halde konuyu yine bilindik istismar uzmanlıkları olan "başörtüsü" konusuna getirmiştir.
Hatırlayacağınız üzere, AKP kapatma davası sonrasında “Biz başörtüsü yasağına düzenleme getirmek istedik, başımıza bunlar geldi.” şeklinde açıklamalar yapmıştı.
MHP, daha AKP isimli parti hayatta yokken başörtüsü yasağı konusunda tavrını net olarak ortaya koymuştu. 1999-2002-2007 seçim beyannamesinde bunlar mevcuttur. MHP’nin fikirlerinde ne bir değişiklik ne de çizgisinde bir sapma vardır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Velev ki, Türban siyasal simge olabilir” konuşmasını yaptığı İspanya’dan dönüşte “Bunu beraber aşarız. Biz bu noktada varız. MHP "Ben de varım" diyor. Mesele yok zaten. CHP, yoksa yok... Olanlarla beraber biz yolumuza devam ederiz. (Çözüm için yeni Anayasanın beklenilip beklenilmeyeceğinin sorulması üzerine) Bunun çözümü çok zor birşey değil, kolay. Yeni anayasayı beklemeye de gerek yok. Mutabık kalınacak bir cümle ile çözülür.” Açıklamalarını yapmıştı. MHP, AKP’ye, daha AKP hayatta yokken ne düşüncede ise onu önerdi.
O değişiklikler üzerinde anlaşmalar yapıldı ve MHP’nin asıl istediği ek-17. madde konusundaki değişikliliği ise savsaklayarak, toplumsal uzlaşmayı tıkadı. AKP’nin çözümden değil, krizden yana olduğu zaten o tutumu ile iyice ayyuka çıktı.
Zinayı suç olmaktan çıkaran AKP iktidarı, başörtüsü meselesini çözmek için yedi yılı aşkın süredir kılını kıpırdatmamış ve başka partileri suçlayarak, istismar ettiği başörtüsü konusunda acınacak bir hale düşmüştür.
57.Hükümet döneminde MHP Milletvekili Nesrin Ünal’ın başörtüsünü çıkartıp, mecliste yemin etmesini her türlü saldırgan ve seviyesiz üslupla yorumlayan şimdiki AKP’liler kendi milletvekillerinin daha kayıt gününde başörtüsünü çıkarmasını nasıl değerlendiriyorlar? Sormak gerekir.
MHP, Türk milletinin her meselesinde hassastır ve çözüm üretme anlayışındadır. MHP’nin varlık sebebi budur.
Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, 22 Temmuz seçimleri öncesi Star Tv’de katılmış olduğu televizyon programında “Türban meselesi çözüme kavuşturulmalıdır. Bütün mesele, bunu toplumsal bir uzlaşmayla çözmektir. Bundan gerilim stratejisi üreterek, kamplaşma ve cepheleşmeden beslenerek siyaset yapıp, kendi taraftarlarını kemikleştirme anlayışı Türkiye'yi kangren yapıyor. Yeni, TBMM endişeye kapılmadan yüksek bir sağduyuyla bu konuyu nasıl çözebileceğini düşünmeli. Bu konuda da MHP'nin büyük katkısı olacağını düşünüyorum.” sözleri ile bu konuya bakışımızı ortaya koymuştur.
Türk toplumunu içten içe kemiren toplumsal sorunlara makul ve meşru çözümler bulunmasını ilke edinen Milliyetçi Hareket, bu konuda da istismar ve çatışma zemini hazırlama niyet ve işaretlerinin ortaya çıkması üzerine, başörtüsü sorununun kalıcı bir çözüme kavuşturulması amacıyla somut bir çıkış yolu önermişti.
Fakat şu an tek başına iktidar koltuğunda oturan MHP değil AKP’dir. AKP, tek başına iktidar olmasına rağmen milletvekillerinin başörtüsünü bir bir açarak meclise göndermekte ve bu konuyu hala istismar aracı olarak kullanmaktadır.
Manevi değerler üzerinden ucuz istismar siyaseti yapan AKP, her sıkıştığında başvurduğu başörtüsü sorununu çözmek için yedi yılı aşan iktidar döneminde hiçbir çaba sarf etmemiştir.
AKP bu süreyi herkesi şikâyet etmekle ve yakınmakla geçirmiş, sürekli bahane ve mazeret üretmiş, ne yazık ki elle tutulur hiçbir adım atmamıştır. Görünen o ki en iyi becerdiği iş olan “inanç hortumculuğu”nu yapmaya devam etmektedir.
İsmet BÜYÜKATAMAN
MHP Genel Başkan Yardımcısı
Bursa Milletvekili
Kaynak: Sonkale.Org
|